BIST 100
10.898,70 -0,43%
DOLAR
42,4900 0,11%
EURO
49,2920 0,04%
GRAM ALTIN
5.763,55 1,55%
FAİZ
38,47 -0,77%
GÜMÜŞ GRAM
77,12 5,76%
BITCOIN
90.662,00 -0,28%
GBP/TRY
56,2721 0,00%
EUR/USD
1,1598 0,02%
BRENT
62,38 -0,78%
ÇEYREK ALTIN
9.423,41 1,55%
Adana Açık
Adana hava durumu
13 °

POZANTI’NIN YAŞAYAN ULU ÇINARI :“ ŞEVKİ AKKAYA”

Ekran Resmi 2021-03-29 10.10.06

POZANTI’NIN YAŞAYAN ULU ÇINARI :“ ŞEVKİ AKKAYA”

Bazı öyle değerler vardır ki, yaşamlarıyla topluma hep örnek
olmuşlardır. Böylesi, yıllanmış  değerleri, günümüzde hatırlamak  ise, bir vefa borcu olmaktan öteye, bir saygı mecburiyetidir.

Pozantı’nın yaşayan efsanesi ve  hala yıllara  meydan okuyan büyüğümüz, Şevki Akkaya’dır.
Şevki Amcayla, zaman- zaman telefonla görüşür, hal- hatır sohbeti yapar, geçmişi
-günümüze taşıyarak, Pozantı anılarını yenileriz.

Şevki Amcanın hatıralarını, gazetemiz aracılığı ile, günümüze
taşıma isteğimize, kendisi de memnun oldu. Ve bizzat anılarını yazarak, bize
gönderdi. Milli Mücadelenin Kalesi Pozantı Gazetesi olarak, bu değerli
büyüğümüz Şevki Akkaya’nın hatıralarını, iki bölümlük seri sunum  halinde, Pozantı’larla paylaşırken,  gelecekte kendisini de  hatıraları ile, yaşatmış olacak olmanın
mutluluğunu şimdiden duymaya başladık. Şevki Akkaya’nın hatıralarını, küçük
düzeltmelerle, seri röportaj halinde aynen yayınlıyoruz:

SUNAY KOMUTANIMDI…

“Önceden de, bir gazeteye verdiğim yazımda, geçmiş hayatımdan,
ilçemizin kurum ve kuruluşlarından, fahri hemşerilik görevlerimden, bahsedeceğim
demiştim.

5 Şubat 1928  Eski Gökbez
Doğumluyum. 1935 yılında Cumhuriyet İlkokuluna kayıt oldum. 1940 yılında, ilkokulu
pekiyi diploması ile alarak, mezun oldum. Öğretmenimi yazmadan geçemeyeceğim. Baş
Öğretmenim, Ispartalı Ali Rıza Yürük, Öğretmenlerim ise Alpu Köyünden Ali Galip
Gürdil ve Fatih Terimin Halasının Beyi olan Mehmet Dündar Beyi,  ruhlarını şad ederek anıyorum.

Yüksek Okula gitmem için, öğretmenlerim beni zorladı. Ama, babam
yaşlı idi. Köyde bağ ve tarlası çoktu. Benden başka da oğlu yoktu. Ona yardım
ederim diye, gitmedim. Pişman da olmadım. İşine yardım ettim. Tedavisi ile
uğraştım. Rahmetli Babam, “Hevesim var. Ölmeden mürüvvetini göreyim” diyerek,
1944 yılında daha 16. Yaşında iken, beni everdi.

Kendisine olan saygınlığım nedeni ile de, zaten karşısında
konuşamazdım. Kendisi de, 1947 yılında vefat etti. 17 Mayıs 1948 yılında, asker
oldum. Rahmetli annem, yetenekli idi. Eşimi ve bir çocuğumu anneme yük ederek,
17 Mayıs 1948 yılında, askere gittim. İstanbul’a, Davutpaşa kışlasına verdiler.
O zamanlar, okur -yazar azdı. 135 mevcutlu bir bölüğün içinde, beş okur yazar
vardı. Beni, tercihli olarak Tugay Baştabibi Dr. Binbaşı Kazım Onat’ın, yazıcılığına
verdiler.

Daktilo ve telefonun ismini duymuş olup, ama görmemiştim. Kısa
zamanda, her ikisini de kullanmayı öğrendim. Kışlanın üst katında yazıhanemiz,  alt katında ise, 10 yataklı revir binası
vardı.  Tugay Komutanımız Kurmay Albay
Cevdet Sunay ile, dairelerimiz yakın olduğundan, kendisi ile sık- sık karşılaşıyorduk.

Kapısının üzerinde, “Ere, şikayet serbest yazıyordu.”  Bu saygınlığına, Allah’ta ona, Cumhurbaşkanlığı
Makamını kısmet etti.  İşlerimi  iyi kavradığımdan revire iniyor, hastaların
ilaç ve ihtiyaçlarına yardımcı oluyordum. Bunlardan, Baştabibin de haberi vardı.
Ve de kızmazdı. Bir gün, “Gel evladım buraya. Şu mührü al. Ben yokken bir hasta
gelirse, Gümüş Suyu Hastanesi Baştabipliğine sevk et. Bu erde, gribal enfeksiyondan
başka, bir hastalık görülmemiştir de. Mührü de bas. Benim imzamı da at
gönderiver gitsin.” Yetkisini de bana vermişti. Hizmette sınır yoktur
derler.  Bunları not almadım ama, hizmetimin
mahsulünü 71 yıllık geçmişimi de, unutmadım.  “ DEVAMI GELECEK HAFTAYA)

YORUM YAP

Yorum yapabilmek için kuralları kabul etmelisiniz.
Yeni bir yorum göndermek için 60 saniye beklemelisiniz.

Henüz bu içeriğe yorum yapılmamış.
İlk yorum yapan olmak ister misiniz?