1xbet betist supertotobet
Pozantı Gazetesi
webmaster forum

FASULYE TORBASI VE KİBRİT KUTUSU

FASULYE TORBASI VE KİBRİT KUTUSU
Bu haber 18 Aralık 2023 - 12:31 'de eklendi ve 902 views kez görüntülendi.

FASULYE TORBASI VE KİBRİT KUTUSU

İlkokula başladığım gün babamla gittik. Başöğretmen Necmi Ergündüz arkadaşıydı. Aksayarak yürür, çok iyi akardiyon çalar ve 16 milimetrelik sinema makinesi işletirdi. Bizi görür görmez yaklaştı, elimden tutup kısa kesilmiş saçları ve şefkatli bakışlarıyla içimi ısıtan ve anında “Keşke öğretmenim olsa” diye içimden geçirdiğim Şazimet Öğretmen’e teslim etti. 1 A sınıfına böyle girdim.

Sıra olmayı çabuk öğrendik. Kolları uzatarak sıralar arası mesafeyi ayarlıyorduk. Sınıfa girer girmez öğretmenimiz hangimizin kiminle ve nerede oturacağını gösterdi. İkişer kişilik sıralardaydık. Yanıma, iki yıllık Elif oturdu. Zaten okula geç başlamış, bir de sene kaybetmiş ya, neredeyse genç kız gibi. Öğretmenim “Elif, bu arkadaşın sana emanet. Teneffüste de gözlerini üstünden ayırma” diyerek emanet etmişti. Uzun boylu kız arkadaşım bu tembihe abartılı biçimde uydu. Su içmeye gittiğimde bile diğer çocukları iterek musluk ayarlıyordu. Karcaoğlan’ın “İncecikten bir kar yağar/Tozar Eliiif Elif diye” türküsünü çok güzel söylerdi.

İlk gün adımızı, soyadımızı ve babamızın ne iş yaptığını söyleyerek başladık derse. İki arkadaşımız, adını-soyadını söyledikten sonra duraklamış ve biri sessizce, diğeri hıçkırarak ağladı. Birinin babası vefat etmiş, diğerininki ise hapse düşmüştü.

Şazimet öğretmen her şeyden önce izin almadan konuşulmayacağını öğretti. Bir şey söyleyeceğimiz zaman parmağımızı kaldırarak “Efendim!” diye seslenecektik. Bizi kuşak “efendim” diyerek başladı. Sanırım dördüncü sınıftan sonra “öğretmenim” de devreye girmişti. İkinci veya üçüncü derste “Daha dün annemizin, kollarında yaşarken/Çiçekli bahçemizin yollarında koşarken/Şimdi okullu olduk, sınıfları doldurduk/Sevinçliyi hepimiz/Yaşasın okulumuz…” şarkısını öğrendik. Duvar boyunca uzanan geniş kara tahtanın üstünde, tam ortada asılı büyük boy fotoğrafı işaret ederek, “Kim bu, bilen var mı?” diye sorduğunda o minik hançerelerden çıktığına inanılamayacak kadar güçlü cevap almıştı Şazimet Öğretmenimiz. Hepimiz aynı anda

Yüksek sesle “Atatürk!..” diye bağırıp “Aferin” almıştık Son dersimizde, ailelerimize ödev verildi. Her kesin, bağcıklı küçük bez torbası olmalıydı. Akşamdan ıslatılmış 50 tane kuru fasulye, ertesi gün ikiye ayrılarak kurutulacak ve bu torbaya doldurulacaktı. Ayrıca, bir kutu kibrit yakılır yakılmaz suya atılıp söndürülecekti. Birkaç gün sonra fasulye ve kibrit çöplerini peş peşe dizerek ve ulayarak şekiller yapmaya, derken harfleri yazmaya başladık.

Annem her gün çantamı boşaltıp yeniden düzenlerken eksik olup olmadığını da kontrol ettiği için sesli yapardı bu işi:  Alfabeee, resim defteriii, yazı defteriii, kurşun kalemleeer, kalem açacağı (kalem tıraş sonradan girdi lügatimize), altılı boyalı kaleeem, silgiiii, fasulyeee, kibritleeer, fişleeer… Ee!.. Açılır kapanır su tasın?..  Burdaymış, burada…  Fişlere de değineyim. Okula başladıktan birkaç gün sonra bir santim genişliğindeki kağıtlar verildi. Üstünde, örneğin “ALİ BANA BAK”, yahut “SUNA BAL YE“ tarzında kısa sözcükler olurdu. Hepimiz, fiş denilen kağıtlardaki yazıyı bir sayfa olarak defterimize geçirirdik.

Alfabemizin kapağını küçük kız çocuğuna okumayı öğreten Atatürk vardı. Her sayfası şahane diyebileceğim tarzda resimliydi. Yarısı tamamen büyük harflerle, diğer yarısı ise küçük harflerle hazırlanmıştı.

Servis bilmezdik. O yaşta, şiddetli yağış d olsa, okulumuza kendimiz gider, eve kendimiz dönerdik. Öğretenimiz i yakın akraba bilirdik. Söylediklerini dikkatle dinler, önerdiklerini uygulamaya özen gösterirdik. Ailelerimiz de öğretmen ve öğretmenlik mesleğine son derece saygılıydı. Öğretmenin kararı asla tartışılmaz, derin saygı ile karşılanırdı…

İlkokulda tablet kullanmadık. Çünkü tablet icat edilmeden en az elli sene evvel başlamıştık okula. O koşullarda yüreğimizde yeşeren Atatürk Sevgisi, her yıl bizi katlayarak büyüdü.

Etiketler :
HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
POPÜLER FOTO GALERİLER
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER